Dr. Pınar Sarıyıldız
Dr. Pınar Sarıyıldız
instagram Facebook Youtube Linkedin WhatsApp

İnsülin Direnci Erken Dönemde Nasıl Anlaşılır?

Yorgunluk, tatlı krizleri ve bel çevresinde biriken yağ, insülin direncinin sessiz habercileri olabilir. Kan şekeri henüz yükselmeden yıllarca ilerleyebilen bu tablo, erken dönemde fark edildiğinde yaşam tarzı değişiklikleriyle büyük ölçüde iyileştirilebilir.


İnsülin Direnci Nedir ve Neden Bu Kadar Yaygın?

İnsülin direnci, vücudun insülin hormonuna verdiği yanıtın zayıflaması durumudur. Pankreas insülin üretmeye devam eder, hatta giderek daha fazla üretir; ancak hücreler bu hormona yeterince duyarlı olmadığı için kan şekeri dengesi bozulmaya başlar. Türkiye'de yapılan nüfus çalışmaları, yetişkinlerin önemli bir bölümünün bu tabloya sahip olduğuna işaret etmektedir. Üstelik bu kişilerin büyük çoğunluğu herhangi bir belirti fark etmemektedir.

İnsülin Direnci Erken Dönemde Nasıl Anlaşılır?

Bilgi İnsülin direnci tek başına bir hastalık değil, metabolik dengenin bozulmaya başladığını gösteren bir süreçtir. Erken dönemde fark edildiğinde yaşam tarzı değişiklikleriyle bu sürecin yavaşlatılması ve tersine çevrilmesi amaçlanabilir.

İnsülin vücutta ne işe yarar?

İnsülin, pankreastan salgılanan ve glikozun (kan şekerinin) hücre içine taşınmasını sağlayan bir hormondur. Yemek yendikten sonra kan şekeri yükselir, pankreas insülin salgılar ve bu insülin hücrelerin kapısını açarak glikozun içeri girmesine aracılık eder. Hücreler bu enerjiyi kullanır, kan şekeri normale döner. Direnç geliştiğinde bu kapı mekanizması işlevini yitirir; pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalır ve zamanla bu yük sürdürülemez hale gelir.

İnsülin direnci ile tip 2 diyabet arasındaki fark nedir?

İnsülin direnci, tip 2 diyabetin öncesinde gelen bir aşamadır. Bu evrede pankreas hâlâ insülin üretmektedir; ancak normalden çok daha fazlasını üretmek zorunda kalmaktadır. Kan şekeri uzun süre normal sınırlar içinde kalabilir. Pankreas bu yoğun çabayı sürdüremedikçe kan şekeri yükselmeye başlar ve tip 2 diyabet tablosu ortaya çıkar. Bu nedenle insülin direnci, diyabetin habercisi olarak değerlendirilebilir; diyabetle eş anlamlı değildir.

Prediyabet nerede devreye girer?

Prediyabet, açlık kan şekerinin 100-125 mg/dL arasında seyrettiği ara dönemdir. Bu evrede insülin direnci belirginleşmiştir; ancak henüz diyabet tanı kriteri karşılanmamaktadır. Prediyabetin yaşam tarzı değişiklikleriyle yönetilmesi, tip 2 diyabete geçişi anlamlı ölçüde geciktirmeyi heefler.

İnsülin direnci neden gelişir?

Hareketsiz yaşam, yüksek işlenmiş gıda tüketimi, kronik stres, ilerlemiş yaş ve yetersiz uyku, insülin duyarlılığını azaltan başlıca etkenler arasında yer alır. Bu faktörler bir arada bulunduğunda etki katlanır. Muayenede sıklıkla şu tabloyla karşılaşılır: Uzun çalışma saatleri, düzensiz beslenme, yetersiz uyku ve hareket azlığının bir arada olduğu yaşam biçimi, insülin direncinin zeminini sistematik biçimde hazırlar.

Genetik yatkınlık ne kadar belirleyici?

Aile öyküsü riski artırır; birinci derece akrabasında tip 2 diyabet olan bireylerde insülin direnci daha erken ve daha belirgin seyredebilir. Ancak genetik bir kader değildir. Yaşam tarzı değişkenleri bu riski büyük ölçüde şekillendirir. Obezite ve kilo verme güçlüğü yaşayan bireylerde genetik yatkınlıkla çevresel faktörlerin bir araya gelmesi, riski belirgin biçimde artırabilir.

Kronik stres insülin direncini nasıl etkiler?

Kortizol (stres hormonu) düzeyi yükseldiğinde karaciğer daha fazla glikoz üretir, hücreler ise insüline daha az duyarlı hale gelir. Uzun süreli stres bu döngüyü kalıcılaştırabilir. Klinik gözlemde dikkat çekici olan şudur: Beslenme düzenini değiştirdiği hâlde ilerleme kaydedemeyen pek çok hastada kronik stres yükü göz ardı edilmiş bir etken olarak karşımıza çıkar.

İnsülin Direncinin Erken Belirtileri Nelerdir?

Bu belirtilerin her biri tek başına farklı nedenlere bağlı olabilir. Ancak birkaçı bir arada görüldüğünde, metabolik bir değerlendirme için yeterli gerekçe oluşur.

Sabah yorgunluğu ve enerji dalgalanmaları neden olur?

Hücreler glikozu verimli kullanamadığında yeterli enerji üretilemez. Bu durum kendini en çok sabah kalkmakta güçlük, öğleden sonra belirgin çöküş hissi ve gün içinde sürekli tekrarlayan yorgunluk olarak gösterir. Kahve tüketimi artar; ancak enerji bir türlü istikrar kazanmaz. Bu tablo, insülin direncinin en sık gözlemlenen erken bulgularından biridir.

Beyin sisi ile insülin direnci arasında bağlantı var mı?

Beyin, vücudun en fazla glikoz tüketen organıdır. İnsülin direnci sürecinde beyin hücrelerinin enerji erişimi bozulabilir; bu durum düşünce netliğinde azalma, odaklanma güçlüğü ve hafıza şikayetleri olarak kendini gösterebilir. Beyin sisi ve migren ile insülin direnci arasındaki ilişki, fonksiyonel tıp değerlendirmesinde sıklıkla birlikte ele alınan bir tablodur.

Tatlı ve karbonhidrat isteği bir belirti olabilir mi?

Kan şekeri hızlı yükselip hızlı düştüğünde beyin "acil enerji" sinyali alır ve tatlı ya da karbonhidrat ağırlıklı gıdalara yönelim güçlenir. Bu bir irade sorunu değil, biyokimyasal bir döngüdür. Öğün sonrası tatlı isteği, yemekten kısa süre sonra tekrar acıkma ve atıştırma ihtiyacı bu döngünün tipik görünümleridir.

Yemek sonrası uyku isteği insülin direnciyle ilişkili midir?

Öğün sonrası ani yorgunluk ve uyku isteği, kan şekerinin hızlı yükselmesine bağlı aşırı insülin yanıtının bir yansıması olabilir. Pankreas fazla insülin ürettiğinde kan şekeri hızla düşer; bu ani düşüş yorgunluk, uyuşukluk ve konsantrasyon kaybı olarak hissedilir. Bu belirti, klinikte sıklıkla "öğle yemeğinden sonra hiç çalışamıyorum" şeklinde dile getirilir.

Bel çevresinde yağlanma neden önemli bir işaret?

Visseral yağ, iç organların çevresinde biriken yağ dokusudur ve insülin direnciyle doğrudan ilişkilidir. Bel çevresi ölçümü, bu birikimi yansıtan basit ama değerli bir göstergedir. Genel vücut ağırlığı normal görünse bile bel çevresindeki artış, metabolik risk açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Kadınlarda ve erkeklerde bel ölçüsü eşik değerleri nedir?

Dünya Sağlık Örgütü referans değerlerine göre kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm üzerindeki bel çevresi ölçümleri metabolik risk açısından dikkat gerektiren bir eşiği işaret eder. Bu değerler tek başına tanı koydurmazlar; kapsamlı bir değerlendirme için yol gösterici bir başlangıç noktası oluştururlar.

CinsiyetDikkat EşiğiYüksek Risk Eşiği
Kadın 80 cm ve üzeri 88 cm ve üzeri
Erkek 94 cm ve üzeri 102 cm ve üzeri
Visseral yağ neden deri altı yağından daha tehlikeli?

Visseral yağ hücreleri, inflamatuvar (iltihap yapıcı) sitokinler ve serbest yağ asitleri salgılar. Bu maddeler doğrudan karaciğere ulaşır ve insülin sinyalini bozar. Deri altı yağı ise görece metabolik açıdan daha inert bir dokudur. Bu fark, bel çevresinin vücut kitle indeksi (VKİ) kadar önemli bir metabolik gösterge olarak değerlendirilmesinin temel gerekçesidir.

Cilt değişiklikleri bir uyarı işareti olabilir mi?

Akantosis nigrikans, boyun, koltuk altı ve kasık gibi bölgelerde ortaya çıkan koyu, kadifemsi cilt rengi değişimidir. Bu bulgu insülin direncinin görünür bir işareti olarak bilinir ve çoğu zaman kozmetik bir sorun sanılarak göz ardı edilir. Cilt rengindeki bu değişimi fark eden bireylerin metabolik açıdan değerlendirilmesi önerilir.

Akantosis nigrikans kimlerde daha sık görülür?

Obezitesi olan ve aile öyküsü bulunan bireylerde bu bulgu daha belirgin seyredebilir. Ancak vücut ağırlığı normal olan kişilerde de görülebildiği bilinmektedir. Bu nedenle zayıf bireylerde de cilt değişikliklerinin metabolik bağlamda değerlendirilmesi gerekebilir.

Cilt etiketleri (fibroepitelyal polip) de bir işaret olabilir mi?

Boyun ve koltuk altında sıklıkla görülen küçük cilt çıkıntıları, tıp literatüründe fibroepitelyal polip ya da skintag olarak adlandırılır. Bu oluşumların insülin direnciyle ilişkili olduğuna dair klinik gözlemler mevcuttur. Tek başına tanı koydurucu değildir; ancak diğer belirtilerle birlikte varlığında değerlendirme kapsamına alınması önerilir.

Dikkat Boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde koyu ve kadifemsi görünümlü cilt değişikliği fark ettiyseniz, bunu yalnızca cilt sorunu olarak değerlendirmeden bir iç hastalıkları uzmanına danışmanız önerilir.

İnsülin direncinin diğer belirtileri neler olabilir?

Yukarıda sayılanların yanı sıra bazı hastalarda şu bulgular da gözlemlenebilir:

  • Kilo vermekte belirgin güçlük, özellikle bel bölgesinde
  • Kadınlarda düzensiz adet döngüsü veya polikistik over sendromu (PKOS) bulguları
  • Yüksek trigliserit ve düşük HDL (iyi kolesterol) değerleri
  • Tansiyon değerlerinde yavaş yükselen bir eğilim
  • Karaciğer yağlanması bulgularının kan testlerinde ortaya çıkması
  • Sık idrara çıkma veya gece susama hissi

Hangi Testler İnsülin Direncini Ortaya Koyar?

Belirtileri tanımak ilk adımdır; ancak tanı için laboratuvar değerlendirmesi gereklidir. Hangi testlerin istendiği ve nasıl yorumlandığı, sürecin en sık merak edilen boyutlarından birini oluşturur.

Açlık kan şekeri tek başına yeterli bir gösterge midir?

Açlık kan şekeri normal sınırlar içinde görünse bile insülin direnci zaten başlamış olabilir. Pankreas, kan şekerini normal tutmak için çok daha fazla insülin üretmek zorunda kalır ve bu aşamada açlık kan şekeri henüz yükselmemiş olabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri tek başına yeterli bir değerlendirme aracı değildir; bu bulgu klinikte "normal kan tahlili var ama neden bu kadar yorgunum" sorusunun arkasındaki tablolardan birini açıklar.

HOMA-IR nedir ve nasıl yorumlanır?

HOMA-IR (Homeostatic Model Assessment of Insulin Resistance), açlık insülini ve açlık kan şekeri değerlerinden hesaplanan bir indekstir. İnsülin direncini sayısal olarak ifade etmeye yarayan bu hesaplama, rutin kan testlerinden elde edilen verilerle yapılabilir. Genel olarak 2,5 üzerindeki değerler insülin direncine işaret edebilir; ancak referans aralıkları laboratuvara ve klinik bağlama göre farklılık gösterebilir. Kesin yorum için hekimin değerlendirmesi gereklidir.

HbA1c ve açlık insülini birlikte neden değerlendirilmeli?

HbA1c (glikozillenmiş hemoglobin), son üç aylık ortalama kan şekerini yansıtır. Açlık insülini ise pankreasın ne kadar zorlandığını gösterir. Bu iki değer birlikte incelendiğinde, kan şekeri henüz yükselmemiş olsa bile insülin direncinin varlığı ve şiddeti hakkında çok daha bütünlüklü bir tablo ortaya çıkar. Tek bir testin yanıltıcı olabileceği durumlar bu nedenle klinik pratikte sık karşılaşılan bir gerçekliktir.

OGTT testi ne zaman gerekir?

Oral glukoz tolerans testi (OGTT), standart açlık testlerinde net sonuç alınamadığında ya da insülin salgı dinamiklerini daha ayrıntılı incelemek gerektiğinde tercih edilebilir. Bu testte belirli miktarda şeker solüsyonu içildikten sonra belirli aralıklarla kan şekeri ve insülin düzeyi ölçülür. OGTT, insülin direncinin erken evrelerini yakalamada standart açlık testine kıyasla daha hassas sonuçlar verebilir.

Kapsamlı metabolik panel neden önerilir?

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle sınırlı bir tablo değildir. Trigliserit yüksekliği, HDL düşüklüğü ve karaciğer enzimlerindeki artış, insülin direnciyle sıklıkla birlikte seyreden bulgulardır. Bu değerlerin bir arada değerlendirilmesi, metabolik tablonun tamamını görmek açısından önem taşır. Kan değerlerinin nasıl yorumlandığı ve hangi mikrobesin dengelerinin bu süreçle ilişkili olduğu hakkında daha kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Karaciğer yağlanması insülin direnciyle birlikte neden ele alınmalı?

İnsülin direncinde karaciğer hücreleri fazla glikozu yağa dönüştürür. Bu süreç zamanla karaciğerde yağ birikimine yol açar. Karaciğer yağlanması hem insülin direncinin bir sonucu hem de onu derinleştiren bir etken olarak karşımıza çıkar. Karaciğer yağlanmasının belirtileri ve metabolik etkileri bu döngüyü daha ayrıntılı ele almaktadır.

Erken Dönemde Ne Yapılabilir?

İnsülin direnci erken dönemde fark edildiğinde, yaşam tarzı değişiklikleriyle sürecin yavaşlatılması ve iyileştirilmesi amaçlanabilir. Bu aşamada ilaç tedavisine gerek olmadan anlamlı sonuçlar elde edilmesi hedeflenir.

Beslenme düzenlemesi nasıl bir fark yaratır?

Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin azaltılması, insülin duyarlılığını iyileştirmeye yönelik en temel adımlardan biridir. Beyaz ekmek, şekerli içecekler ve işlenmiş atıştırmalıkların yerini lif açısından zengin, glisemik yükü düşük besinlerin alması, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmayı hedefler. Spesifik bir beslenme planı bireysel değerlendirme gerektirdiğinden, kişiselleştirilmiş bir yaklaşım için hekiminize danışmanız önerilir.

Öğün sırası ve zamanlaması önemli midir?

Araştırmalar, besinlerin tüketildiği sıranın kan şekeri yanıtını etkileyebildiğini göstermektedir. Lif ve protein kaynaklarını öğünün başında tüketmek, ardından karbonhidrat almak, yemek sonrası kan şekeri yükselmesini hafifletebilir. Aralıklı oruç (intermittent fasting) yaklaşımları da bazı hastalarda insülin duyarlılığını olumlu etkileyebilir; ancak bu yöntemin her bireye uygun olup olmadığı hekim değerlendirmesiyle belirlenmelidir.

Hareket ve uyku insülin direncini etkiler mi?

Fiziksel aktivite, kas hücrelerinin insüline yanıtını artırmayı hedefleyen en etkili araçlardan biridir. Kaslar hareket ettiğinde, insülinden bağımsız olarak da glikozu kullanabilir; bu durum pankreasın yükünü azaltır. Uyku kalitesi ise kortizol ve insülin dengesiyle doğrudan ilişkilidir. Yetersiz uyku, kortizol düzeyini yükselterek insülin direncini derinleştirebilir. Düzenli egzersizin uzun vadeli sağlık etkileri üzerine daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kaç dakika hareket yeterli?

Günde 30 dakika orta yoğunluklu fiziksel aktivitenin metabolik belirteçler üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğine dair geniş bir literatür mevcuttur. Yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi aerobik aktiviteler bu kapsamda değerlendirilebilir. Direnç egzersizleri (ağırlık çalışması) de kas kütlesini artırarak insülin duyarlılığını iyileştirmeye katkı sağlayabilir. Bireysel kapasite ve sağlık durumuna göre kişiselleştirilmiş bir hareket planı için hekiminizle görüşmeniz önerilir.

Yemek sonrası kısa yürüyüşün insülin üzerindeki etkisi nedir?

Yemek sonrası 10-15 dakikalık hafif yürüyüşün, kan şekeri zirvesini hafifletmeye yardımcı olabileceğine dair klinik kanıtlar mevcuttur. Kasların aktif hale gelmesi, glikozun kandan dokulara geçişini kolaylaştırır. Bu basit alışkanlık, özellikle hareketsiz bir iş ortamında çalışan bireylerde gün içine kolayca entegre edilebilir.

Fonksiyonel tıp yaklaşımı bu süreçte nasıl bir rol üstlenir?

Fonksiyonel tıp, insülin direncini yalnızca bir laboratuvar bulgusu olarak değil, altta yatan nedenleriyle birlikte ele alır. Bağırsak sağlığı, kronik inflamasyon, uyku kalitesi, stres yükü ve besin eksiklikleri bu değerlendirmenin parçasını oluşturur. Fonksiyonel tıp yaklaşımının temelleri hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

D vitamini, magnezyum ve krom insülin direnciyle ilişkili midir?

D vitamini eksikliği, insülin salgısını olumsuz etkileyebilir ve insülin direnci riskini artırabilir. Magnezyum, insülin sinyalinin hücre içindeki iletiminde rol oynayan bir mineraldir; eksikliği direnci derinleştirebilir. Krom ise glikoz metabolizmasını destekleyen iz elementler arasında yer alır. Bu mikrobesinlerin düzeylerinin değerlendirilmesi, insülin direnci yönetiminde bütünlüklü bir yaklaşımın parçasını oluşturabilir.

Bağırsak mikrobiyotası insülin direnciyle nasıl ilişkilidir?

Bağırsak mikrobiyotasının çeşitliliğinin azalması, inflamatuvar sinyal moleküllerinin artmasına ve insülin sinyalinin bozulmasına zemin hazırlayabilir. Bağırsak geçirgenliğinin artması (sızdıran bağırsak) bu süreci hızlandıran bir etken olarak değerlendirilebilir. Bağırsak sağlığı ve hastalıkları üzerine kapsamlı bir değerlendirme için ilgili yazıya göz atabilirsiniz.

İlaç tedavisi ne zaman devreye girer?

Yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı, tablonun ilerlediği veya ek risk faktörlerinin bulunduğu durumlarda hekiminiz ilaç tedavisini değerlendirebilir. Metformin gibi ilaçların insülin direncinde nasıl kullanıldığı, bireysel duruma göre belirlenir. Endokrin hastalıklar ve fonksiyonel tıp yazısı bu konuyu daha geniş bir perspektiften ele almaktadır.

Sık Sorulan Sorular
İnsülin direnci olan herkes diyabet olur mu?
Hayır. İnsülin direnci diyabetle eş anlamlı değildir. Erken dönemde fark edilip yaşam tarzı değişiklikleri hayata geçirildiğinde, sürecin tersine çevrilmesi amaçlanabilir. Ancak müdahale edilmezse pankreas zamanla yeterli insülin üretemez hale gelir ve tip 2 diyabet riski belirgin biçimde artar. Bu nedenle erken değerlendirme büyük önem taşır.
Zayıf biri de insülin direnci yaşayabilir mi?
Evet. Vücut ağırlığı normal olan bireylerde de insülin direnci gelişebilir. Visseral yağ birikimi, yani iç organ çevresindeki yağlanma, dışarıdan görünmeyebilir. Genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam ve beslenme alışkanlıkları bu tabloya zemin hazırlayabilir. "Zayıf olduğum için bende olmaz" düşüncesi değerlendirmeyi geciktirebilir.
İnsülin direnci belirtileri kadınlarda farklı mı görünür?
Kadınlarda insülin direnci, polikistik over sendromu (PKOS) ile sıklıkla birlikte seyredebilir. PKOS, insülin direncinin hem bir sonucu hem de bir tetikleyicisi olabilir. Düzensiz adet döngüsü, kilo verme güçlüğü ve akne gibi bulgular, kadınlarda insülin direncinin öne çıkan görünümleri arasında yer alır. Bu nedenle kadın hastalarda metabolik değerlendirme, hormonal tablo ile birlikte ele alınmalıdır.
Bu belirtilerin birkaçını taşıyorsam ne yapmalıyım?
Kendi kendinize tanı koymak yerine kapsamlı bir metabolik değerlendirme için bir iç hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. HOMA-IR, açlık insülini, HbA1c ve lipid profili gibi testleri içeren bir panel, tablonun gerçek boyutunu ortaya koyar. Belirtilerin varlığı bir alarm değil, harekete geçmek için bir fırsattır.
İnsülin direnci kaç ayda düzelir?
Bu sorunun tek bir yanıtı yoktur; süreç kişiye, tablonun şiddetine ve yapılan değişikliklerin tutarlılığına göre farklılık gösterir. Bazı hastalarda birkaç ay içinde HOMA-IR değerlerinde anlamlı iyileşme gözlemlenirken, daha ilerlemiş tablolarda süreç daha uzun olabilir. Hedef hızlı bir düzelme değil, sürdürülebilir bir iyileşme yönünde kalıcı değişikliklerdir.
İnsülin direnci testlerini her yıl yaptırmak gerekir mi?
Risk faktörü taşıyan bireylerde yıllık metabolik panel değerlendirmesi önerilir. Bu gruba aile öyküsü olanlar, bel çevresi yüksek bireyler, hareketsiz yaşam sürenler ve kronik stres altındakiler dahildir. Risk faktörü taşımayan bireylerde takip sıklığını hekiminiz belirlemelidir.
Çocuklarda da insülin direnci görülür mü?
Evet. Çocukluk çağı obezitesinin artmasıyla birlikte insülin direnci, artık yetişkinlere özgü bir tablo olmaktan çıkmıştır. Aşırı kilolu çocuklarda, özellikle aile öyküsü varsa, metabolik değerlendirme önerilir. Erken dönemde yaşam tarzı müdahalelerinin etkisi yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ve belirgin olabilir.
Bu sayfadaki terimler
İnsülin Direnci
Vücudun insülin hormonuna verdiği yanıtın zayıflaması; hücrelerin insülin sinyaline gerektiği kadar duyarlı olmaması durumu.
HOMA-IR
Homeostatic Model Assessment of Insulin Resistance. Açlık insülini ve açlık kan şekerinden hesaplanan, insülin direncini sayısal olarak ifade eden bir indeks.
HbA1c
Glikozillenmiş hemoglobin. Son üç aylık ortalama kan şekerini yansıtan bir kan testi göstergesi.
Visseral Yağ
İç organların çevresinde biriken yağ dokusu. Deri altı yağından farklı olarak dışarıdan görünmez; metabolik risk açısından deri altı yağına kıyasla daha fazla önem taşır.
Akantosis Nigrikans
Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde ortaya çıkan koyu, kadifemsi görünümlü cilt rengi değişikliği. İnsülin direncinin görünür bir bulgusu olarak bilinir.
Prediyabet
Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dL arasında seyrettiği, insülin direncinin belirginleştiği ancak henüz diyabet tanı kriterlerinin karşılanmadığı ara dönem.
PKOS
Polikistik Over Sendromu. Kadınlarda insülin direnciyle sıklıkla birlikte seyreden hormonal bir bozukluk.
OGTT
Oral Glukoz Tolerans Testi. Belirli miktarda şeker solüsyonu içildikten sonra kan şekeri ve insülin düzeyinin aralıklı olarak ölçüldüğü tanısal test.
Glisemik Yük
Bir besinin hem glisemik indeksini hem de porsiyonundaki karbonhidrat miktarını hesaba katan, kan şekeri üzerindeki gerçek etkiyi daha iyi yansıtan ölçüt.

Dr. Pınar Sarıyıldız

İç Hastalıkları Uzmanı

instagram Facebook Youtube Linkedin WhatsApp

Küçükbakkalköy Mah. Sarı Lale Sokak
Ulugöl Plaza No:1 İç Kapı No:10 Ataşehir, İstanbul

 

Pazartesi - Cumartesi : 08:30 - 18:30

Please publish modules in offcanvas position.